6 C’lu heksozlar nelerdir? (ve ben neden hâlâ bunu ezberleyemedim)
“6 C’lu heksozlar nelerdir” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Normalde insan bu yaşta “hayatımı düzene soktum” falan der ama ben hâlâ sabah kahvesini dökmeden içebildiğim günleri başarı sayıyorum. Bir de üstüne biyokimya çalışıyorsam… işte orada işler tamamen kontrolden çıkıyor.
Geçen gün yine masanın başındayım. Defter açık, kalem elimde, önümde kocaman bir başlık: 6 C’lu heksozlar nelerdir?
Altına bakıyorum, üstüne bakıyorum… sanki bana bakıp “hadi ezberle beni, cesaretin varsa” diyorlar. Ben de içimden diyorum ki:
“Arkadaşım ben İzmir trafiğini bile planlayamıyorum, sen bana karbon saydırıyorsun…”
Heksozlarla ilk tanışma: bilimsel bir tokat etkisi
Heksozlarla ilk tanışmam şöyle oldu:
Hocamız sınıfa girdi. Çok sakin. Fazla sakin. Hani böyle insanlar vardır ya, “ben size bugün travma yaşatmaya geldim ama sesimi yükseltmeyeceğim” tipi…
Tahtaya yazdı:
Hexoses (C6H12O6)
Sonra döndü ve dedi ki:
“Bunları ezberleyeceksiniz.”
O an sınıfta bir sessizlik oldu. Sanki herkes içinden aynı şeyi düşündü:
“Hocam biz daha dün çamaşır yıkamayı öğrendik…”
Ben ise iç sesimde şunu dedim:
“6 C’lu heksozlar nelerdir? Ne demek hocam bu? Bu bir molekül mü yoksa bir oyun final boss’u mu?”
Heksoz nedir? (Benim kafamdaki versiyon)
Normal tanımıyla heksozlar, 6 karbonlu şekerlerdir. Ama benim kafamda bu bilgi şöyle çalışıyor:
“6 tane karbon var… ama bunlar sıradan karbon değil, hepsi birbiriyle akraba ve sürekli kavga ediyorlar.”
Gerçekte ise olay şu:
Heksoz = 6 karbonlu monosakkaritler.
Ama bunu böyle okuyunca insanın gözüne çok akademik geliyor. Ben bunu şöyle çeviriyorum:
“Şekerin VIP versiyonu.”
Çünkü cidden her yerde karşımıza çıkıyorlar:
Glukoz, fruktoz, galaktoz…
Ama isimler bile sanki bir Latin dizisinden fırlamış gibi.
Glukoz: Hayatın enerji sponsoru
İlk kahramanımız: Glukoz
Glukozu artık herkes tanıyor. O, vücudun “ben çalışıyorum ama karşılığında yemek istiyorum” modunun yakıtı.
Benim hayatımdaki karşılığı şu:
Sabah uyanıyorum → glukoz düşüyor
Kahve içiyorum → glukoz “bir tık toparladım” diyor
Ders çalışıyorum → glukoz “beni neden terk ettin” diye ağlıyor
Bir gün arkadaşım dedi ki:
“Glukozun düşükse beynin düzgün çalışmaz.”
Ben de dedim ki:
“O zaman benim beynim hiçbir zaman full performans moduna geçmiyor.”
Fruktoz: Tatlı ama güvenilmez arkadaş
Sırada Fruktoz var.
Fruktoz benim gözümde şöyle bir karakter:
Tatlı konuşur, güzel görünür, ama fazla güvenmezsin.
Tıpkı bazı arkadaşlar gibi:
“Sadece bir dilim tatlı yicem”
→ üç dilim yenir
→ sonra pişmanlık başlar
Fruktoz aslında meyve şekeri. Ama ben onu İzmir’de yaz sıcağında eriyen dondurma gibi düşünüyorum. Güzel ama kontrolsüz.
Bir keresinde sınavdan önce aşırı çikolata yemiştim. Dedim ki:
“Beynim açıldı, artık her şeyi çözerim.”
Sonuç:
Sınavda kendi adımı bile üç kez kontrol ettim.
Galaktoz: Sessiz ama önemli karakter
Galaktoz biraz kenarda duran ama aslında sistemin önemli parçası olan biri gibi.
Hani vardır ya:
Sınıfta çok konuşmaz ama sınavda herkes ondan kopya ister.
Galaktoz da öyle.
Süt ürünlerinde var. Laktozun parçası. Ama kimse ona yeterince kredi vermiyor.
Ben bazen galaktozu kendime benzetiyorum:
Çok görünmüyorum ama sistemin çalışmasını ben sağlıyorum… (en azından kendimi böyle motive ediyorum)
6 C’lu heksozlar nelerdir? sorusunun asıl kaosu
Şimdi gelelim asıl meseleye.
Hocanın sorduğu soru:
6 C’lu heksozlar nelerdir?
İlk bakışta basit gibi:
“Glukoz, fruktoz, galaktoz…”
Ama sonra iş büyüyor.
Bir anda karşına:
Mannoz
Alloz
Altroz
Guloz
İdoz
Taloz
gibi isimler çıkıyor.
Ben burada resmen kayboldum.
İç ses:
“Bu isimleri kim uydurdu? Aynı kişi çocuklarına da böyle isim mi veriyor?”
Bir yandan ezberlemeye çalışıyorum, bir yandan kafamda şöyle bir sahne:
Bir toplantı:
— “Merhaba ben Glukoz.”
— “Ben Fruktoz, tatlı olanım.”
— “Ben Mannoz, biraz ciddi karakterim.”
Toplantı resmen kimya dizisi gibi.
İzmir’de ders çalışma dramı
Geçen gün Alsancak’ta bir kafede çalışıyorum. Masada defterler, önümde kahve, yan masada hayatını yaşayan insanlar…
Ben ise 6 C’lu heksozlar nelerdir? sorusuyla boğuşuyorum.
Bir anda kendi kendime yüksek sesle dedim ki:
“Tamam glukoz enerji veriyor, fruktoz tatlı, galaktoz sütle ilgili…”
Yan masadaki çocuk bana baktı.
Ben de otomatik refleks:
“Kimya…”
O da:
“Geçmiş olsun.”
İzmir’de en gerçekçi destek cümlesi bu olabilir.
Mannoz: İsmi havalı ama kendisi sakin
Mannoz bana hep “cool ama mütevazı” insanları hatırlatıyor.
Çok konuşmaz ama işi bilir.
Bazen düşünüyorum:
Eğer heksozlar bir arkadaş grubu olsaydı, Mannoz kesin grupta sessizce oturup herkesin kavgasını izleyen kişi olurdu.
Ama biyokimyada önemli işlevleri var. Yani o “sessiz arkadaş” aslında grubu ayakta tutuyor.
Hayat dersi gibi.
Epimerler, izomerler ve benim beynimin resetlenme süreci
Bir noktadan sonra olay sadece “6 C’lu heksozlar nelerdir?” sorusu olmaktan çıktı.
İş izomerlere, epimere, stereokimyaya girdi.
Ben:
“Abi ben sadece şeker öğreniyordum?”
Hocam:
“Bu sadece başlangıç.”
Başlangıçmış…
İçimde bir şey kırıldı.
Ama sonra düşündüm:
Aslında hayat da böyle değil mi?
İnsanlar da birer izomer gibi. Aynı görünüp farklı davranıyorlar.
Gece 03:00 ve glukozla duygusal bağ kurma evresi
Bir gece 03:00.
Defter açık.
Ben glukozla resmen duygusal bağ kurmuşum.
Kendi kendime dedim ki:
“Sen olmasan ben sabah uyanamam…”
Sonra fruktoza döndüm:
“Sen… sen de biraz fazlasın ama hayatın tadısın.”
Galaktoza baktım:
“Seni az hatırlıyorum ama önemli olduğunu biliyorum.”
Bu noktada fark ettim:
Ben şekerleri ezberlemiyorum… onlarla ilişki kuruyorum.
Finale doğru: Ezber değil, hayatta kalma
Artık “6 C’lu heksozlar nelerdir?” sorusu benim için bir ezber sorusu değil.
Bir tür hayatta kalma oyunu.
Glukoz → enerji
Fruktoz → tatlı kaos
Galaktoz → sessiz destek
Mannoz → sakin güç
Alloz, Altroz, Guloz, İdoz, Taloz → biyokimyanın “yan karakterleri ama önemli NPC’leri”
Bunları ezberlemek değil mesele.
Mesele, bu karmaşayı kafanda bir düzene oturtmak.
Son söz değil, ara mola
Şu an hâlâ tam ezberlemiş değilim.
Ama artık korkmuyorum.
Çünkü anladım ki:
Bazen bir konuya hakim olmak, onu tamamen bilmek değil… onunla dalga geçebilecek kadar tanımaktır.
Ben de artık 6 C’lu heksozlar nelerdir? sorusuna sadece bilimsel değil, biraz da gülümseyerek bakıyorum.
Çünkü bazı şekerler gerçekten hayat gibi:
Biraz glukoz lazım, biraz fruktoz fazla kaçabilir, ama sonunda hepsi aynı hikâyenin parçası.
Umarız “6 C’lu heksozlar nelerdir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Feya ailesiyle kalmaya devam edin!