Sevgili okurlar, Kalma notu kaç ile ilgili bilinmesi gerekenleri Feya içeriğinde topladık.
Kalma Notu Kaç? Tek Bir Rakam Var mı?
“Sonuçlar açıklandı mı?” diye ekrana bakarken insanın aklından çoğu zaman tek bir soru geçer: Kalma notu kaç? 49 mu, 50 mi, 60 mı? Üstelik aynı puan bir yerde başarısızlık anlamına gelirken başka bir kurumda koşullu geçişe dönüşebiliyor.
Bunun nedeni basit: Türkiye’de bütün okullar ve üniversiteler için geçerli tek bir kalma notu bulunmuyor. Özellikle üniversitelerde ders geçme sistemi, bağıl değerlendirme, final barajı ve harf notları kurumun yönetmeliğine göre değişebiliyor. Örneğin Ankara Üniversitesi’nde final veya bütünleme sınavından en az 50 alma ve ders başarı notunun en az 60 olması gereken durumlar bulunurken, başka üniversitelerde farklı eşikler uygulanabiliyor.
Kaynak: Ankara Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği
Peki neden “50 alınca geçilir” sözü bu kadar yaygın?
Kalma notu neden her yerde aynı değil?
Bir dersin sonucunu yalnızca sınavdan alınan puan belirlemeyebilir. Yaygın hesaplama yöntemlerinden biri, vize ve final sonuçlarının belirli oranlarda birleştirilmesidir. Örneğin bazı kurumlarda %40 vize + %60 final formülü kullanılır. Fakat bu oranların kendisi de üniversiteye, fakülteye hatta derse göre değişebilir.
Bu nedenle “finalden 50 aldım, geçtim” demek her zaman doğru değildir.
- Mutlak değerlendirme: Önceden belirlenmiş puan aralıkları kullanılır.
- Bağıl değerlendirme: Sınıftaki öğrencilerin başarı düzeyi de hesaba katılır.
- Final barajı: Bazı üniversitelerde finalden belirli bir puanın altında almak doğrudan başarısızlık getirebilir.
- Koşullu geçme: DC veya DD gibi notlar bazı kurumlarda belirli şartlarla başarılı kabul edilebilir.
Örneğin Üsküdar Üniversitesi’nin mutlak değerlendirme tablosunda 50-59 arası FD, 60-64 arası DD olarak gösterilirken, başka üniversitelerde aynı aralıkların karşılığı farklı olabiliyor.
Düşünelim: Aynı puanın iki farklı üniversitede farklı sonuç doğurması adil olmayan bir sistem mi, yoksa farklı eğitim koşullarını dikkate alan esnek bir yaklaşım mı?
Kalma Notunun Tarihsel Kökleri: Notlar Her Zaman Böyle Değildi
Bugün 100 üzerinden alınan bir puanı görünce bunun eğitimin değişmez bir parçası olduğunu düşünebiliriz. Oysa notlandırma sistemi oldukça genç ve sürekli değişen bir uygulama.
Yükseköğretimde erken dönemlerde öğrencilerin başarısı bugünkü gibi sürekli sayısal puanlarla ifade edilmiyordu. Harvard’da 17. yüzyılda diploma öncesinde sınav uygulamalarının bulunduğu biliniyor. Modern harf notlarının yaygınlaşması ise özellikle 20. yüzyılın ortalarında hızlandı.
Kaynak: CBE – Teaching More by Grading Less (or Differently)
Zamanla puanlar yalnızca öğrencinin ne bildiğini değil, öğrencileri birbirleriyle karşılaştırmayı da sağlayan bir araç haline geldi. Böylece bugün “çan eğrisi” olarak bilinen bağıl değerlendirme yaklaşımı önem kazandı.
Çan eğrisi neden kalma notunu değiştirebilir?
Bağıl değerlendirmede öğrencinin puanı sınıftan bağımsız değerlendirilmez. Sınıf ortalaması ve puanların dağılımı dikkate alınabilir. Bu yüzden 55 alan bir öğrenci bir derste başarısız olurken başka bir derste geçebilir.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi de bağıl değerlendirmede öğrencinin vize-final ağırlıklı ham başarı puanının, aynı dersi alan diğer öğrencilerin performansıyla birlikte değerlendirildiğini açıklıyor. Üniversite ayrıca bazı uygulamalarda finalden 50’nin altında alan öğrencilerin başarısız sayıldığını belirtiyor.
Düşünelim: Başarının sınıf arkadaşlarının performansına göre belirlenmesi rekabeti artırıyor mu, yoksa düşük sınav ortalamalarında öğrenciyi koruyor mu?
Günümüzde Tartışma: Kalma Notu Öğrencinin Başarısını Gerçekten Ölçüyor mu?
Asıl tartışma burada başlıyor. Bir öğrencinin 59 veya 60 alması, gerçekten bilgi düzeyinde büyük bir fark olduğu anlamına geliyor mu?
Eğitim bilimleri araştırmaları bu sorunun kolay bir cevabı olmadığını gösteriyor. Chamberlin, Yasué ve Chiang tarafından yayımlanan araştırmada çok aralıklı geleneksel notların motivasyonu artırmadığı; buna karşılık kaygıyı ve zor derslerden kaçınmayı artırabildiği bildirildi.
2025 tarihli başka bir çalışmada ise standart temelli değerlendirme kullanan öğrencilerin %61’inin daha yüksek motivasyon ve katılım bildirdiği, %95’inin hata yapma konusunda rahat hissettiği raporlandı. Araştırmanın matematik, bilgisayar bilimi ve istatistik dersleriyle sınırlı olduğu da özellikle dikkate alınmalı.
Türkiye’de not şişmesi tartışması
Kalma notu tartışmasını yalnızca “50 mi, 60 mı?” sorusuna indirgemek de yeterli değil. Bir başka mesele not enflasyonu, yani zaman içinde yüksek notların daha sık verilmesi.
Türkiye’de beş üniversiteden 152.352 öğrencinin pandemi öncesi, 149.936 öğrencinin ise pandemi dönemindeki notlarını inceleyen bir araştırmada, ortalama notun 2,47’den 2,75’e yükseldiği ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu.
Daha geniş kapsamlı 2025 tarihli bir araştırma ise Türkiye’de beş üniversitede altı yıl boyunca 954.389 notu ve 16.962 dersi inceledi; pandemi dönemindeki not artışının sonrasında da büyük ölçüde sürdüğünü bildirdi.
Kaynak: Higher Education – Türkiye’de not enflasyonu araştırması
Bugün Kalma notu kaç konusunu ana başlıklarıyla ele aldık; bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Kalma Notu Kaç? En Doğru Cevap Nerede Saklı?
Arama motorunda “üniversitede kalma notu kaç”, “dersten geçme notu kaç”, “finalden kaç alınca geçilir” veya “50 puanla geçilir mi?” diye aramak hızlı bir cevap verebilir; ancak kesin sonucu belirleyen belge genellikle üniversitenin güncel eğitim-öğretim ve sınav yönetmeliğidir.
Bir ders için özellikle şunlara bakmak gerekir:
- Vize-final yüzdeleri
- Final veya bütünleme alt sınırı
- Başarı notu barajı
- Harf notlarının puan karşılıkları
- Bağıl değerlendirme uygulanıp uygulanmadığı
- DC/DD gibi koşullu geçiş hükümleri
- Devamsızlık ve uygulama derslerine ilişkin şartlar
Kısacası “kalma notu kaç?” sorusunun Türkiye için tek bir cevabı yoktur. Bazı sistemlerde 50 kritik eşik olabilir, bazı durumlarda 60 gerekir; bağıl değerlendirmede ise ham puanın anlamı sınıfın genel başarısıyla birlikte değişebilir. Üniversitelerin kendi yönetmelikleri arasındaki farklar bunu açıkça gösteriyor.
Belki de notlara bakarken asıl soruyu değiştirmek gerekiyor: Bir öğrencinin gerçekten öğrendiğini 50, 60 veya 70 gibi tek bir sayı ne kadar anlatabilir? Ve başarısızlık olarak gördüğümüz bir puan, gerçekten öğrenemediğimizi mi gösteriyor, yoksa yalnızca belirli bir değerlendirme sistemine o gün uyamadığımızı mı?
İlk paragrafı daha sürükleyici yapİlkokul ve liseyi de netleştir
İlk paragrafı daha sürükleyici yap
İlkokul ve liseyi de netleştir
Hesaplama için sayısal örnek ekle